4 Eylül 2012 Salı
Ekmek Pastası
Beni tanıyanlar bilirler Allah eksikliğini vermesin ama ben beyaz ekmeği hiç yemem lezzeti ve doyurucu olmaması hoşuma gitmiyor. Ama çiçek ekmeğe karşı da ayrı bir zaafım var belki aralarında lezzet farkı yoktur ama ben birini hiç tüketmezken diğerini görünce dayanamıyorum. İlginç...
Bu tarifi Facebook'ta bir öğrencim paylaşınca öğrenmiştim. Çok güzel bir görüntüsü var diye denemek istedim. Tadı da en az görüntüsü kadar güzel oldu. Aslında bunu ekmek niyetine değil de açma niyetine tüketmek daha doğru olur. Yapınca ne demek istediğim daha iyi anlaşılıyor.
İlk yaptığımda ramazandı sahurda sıcak sıcak yemek için gece 1:00'de mutfağa girdim. Her şeyi gayet güzel yaptım derken elime yanlış bir kalıp almam maceranın başlamasına sebep oldu. Kalıbım hem büyük geldi hem de kenarından akıttı. Akan yağ fırının içinde yanınca mutfağı duman sardı ve evdeki alarm sistemi devreye girdi. Bir yandan buna çözüm bulmaya çalışırken diğer yandan site güvenliği alarmın sebebini bir sıkıntı olup olmadığını soruyor. İki ayağım bir pabuçta ne yapacağımı şaşırdım. İmdadıma eşim yetişti sağ olsun. Neyse ertesi gün misafirim geleceği halde 2 saate yakın fırın temizlemem bana çok iyi bir ders oldu. Gelelim tarifimize.
Malzemeler:
4 su bardağı un
4 yemek kaşığı şeker
1/2 su bardağı süt
1/2 su bardağı eritilmiş tereyağı
3 yumurta
1 yemek kaşığı tuz
1 paket kuru maya
ayrıca hamuru batırmak için tereyağı
Hazırlanışı:
Ben gece geç bir saatte yaptığım için aşama aşama resmini çekemedim ama tarifi aldığım yerde çok güzel resmedilmişti. Ayrıntılı resim ordan alıntıdır.
Bütün malzemeleri karıştırıp güzel bir hamur yoğuruyoruz. Ve hamurumuzu 30 dakika mayalanması için bekletiyoruz. Daha sonra hamurumuzu 12 eşit büyüklükte bezeye ayırıyoruz. Ve hepsini çay tabağından biraz büyük olacak şekilde açıyoruz. Açtığımız hamurları kasenin içindeki eritilmiş tereyağına batırıp yarı yarıya üst üste gelecek şekilde yuvarlak kalıbımıza diziyoruz. Görüntü çiçek şeklinde olacak. 30 dakika kadar da bu şekilde mayalanmasını belkiyoruz. Ve önceden ısıtılmış fırında 200 derecede kızarıncaya kadar pişiriyoruz. Ellerimize sağlık.
Not: Kalıbım 28 cm olduğundan biraz büyük geldi. 26 veya 24 cm lik kalıpla denerseniz daha şık bir görüntü olacaktır. Bir de bana tuzu biraz fazla geldi. Biraz tuzu azaltılabilir.
30 Ağustos 2012 Perşembe
Kıymalı Lazanya
Benim gibi "Garfield" severler bilirler Garfield tembelliği ve lazanyasıyla meşhurdur. Ben de markette her gördüğümde bildiğin makarna der ve yapmaya da üşendiğim için almaktan vazgeçerdim. Ama bu fikrim İtalya'da değişti. Sevgili görümcem Tülay'la beraber yaptığımız lazanya ikimizin de ilk denemesiydi. Biraz acemi işi omuştu ama ikimiz de tadını çok beğenmiştik. Daha sonraki denemelerim daha da başarılı olunca sizlerle paylaşmak istedim. Evet aslında gerçekten de bildiğin makarna ama çok lezzetli. Ana yemek olarak yenilebileceği gibi çayın yanında da çok rahat ikram edilebilir. Diğer tariflerden tek farkı lazanyaların haşlanmadan kullanılması ki bu da bana göre işi biraz daha pratikleştiriyor. Gelelim tarifimize.
Malzemeler:
1 kutu düz lazanya (500gr)
içi için
3-4 kaşık sıvı yağ
3 tane iri soğan
2-3 diş sarımsak
500 gr kıyma
azcık karabiber(isteğe bağlı)
yeterince tuz
beşamel sosu için
5 su bardağı süt
3 yemek kaşığı un
1 tatlı kaşığı tuz
aralara ve üstüne dökmek için
2-3 su bardağı kaşar peyniri rendesi
Hazırlanışı:
Önce içimizi ve beşamel sosumuzu hazırlıyoruz. İçi için soğanlarımızı ve sarımsaklarımızı incecik doğruyoruz ve sıvı yağla birlikte tavamıza koyup kavuruyoruz. Daha sonra kıymamızı tuz ve karabiberimizi ilave edip kıymalar pişinceye kadar kavuruyoruz. Diğer tarafta beşamel sosumuzu hazırlıyoruz. Sosu bol kullanmak ve her tarafına iyice yaymak gerekiyor. Sosumuzun kıvamı oldukça akışkan olmalı ki işimizi kolaylaştırsın. Sütümüzle unumuzu kaynayıncaya kadar sürekli karıştırıyoruz. Kaynayınca altını kapatıp tuzumuzu ilave ediyoruz. Şimdi lazanyamızı yapmaya hazırız.
Dikdörtgen bir borcamın altına yağlı kağıt seriyoruz üstüne her yeri kaplayacak şekilde bir sıra lazanya diziyoruz (her yeri kapatabilmek için gerektiğinde lazanyayı kırarak kullanabiliriz) lazanyanın üstüne sosumuzdan her yerini kapatacak şekilde yayıyoruz üstüne iç harcımızdan her tarafa eşit olacak şekilde yayıyoruz onun üstüne de kaşar peyniri rendesi döküyoruz. (İlk denemizde mozarella kullanmıştık. Çok güzel olmuştu. Elinizde olan eriyen peynirlerden herhangi birini de kullanabilirsiniz)Bu işlemleri sırasıyla malzemelerimiz bitinceye kadar yapıyoruz. ( En üstte lazanyadan sonra sos ve peynir rendesi olacak. Malzemeleri en başta eşit bir şekilde ayarlamak işimizi kolaylaştırır.) Tepsimizin üstünü alüminyum folyo ile kapatıp önceden ısıtılmış 190 derece fırında yaklaşık 40-45 dakika pişiriyoruz. İlk yarım saatten sonra folyoyu açıyoruz ki kaşarlarımız kızarsın. Fırından çıkarmadan önce lazanyaların pişip pişmediğini çatalla kontrol etmeyi unutmayalım. Ellerimize sağlık.
Not: Bu tarif yaklaşık 10 kişilik oluyor. Yarı yarıya azaltarak da yapabilirsiniz. İçini farklı şekillerde de hazırlayabilirsiniz. Ben üçüncü denememde mantar ilave etmiştim. Çok da lezzetli olmuştu.
27 Ağustos 2012 Pazartesi
Beşamelli Tavuk
Çok pratik bir yemek olduğunu düşündüğüm bu tarifimi uzun zamandır yapmıyordum. Geçen bir dost meclisinde sevgili Hilal'in hatırlatmasıyla yapıp paylaşmaya karar verdim. Ben çayların yanına da yapıyorum ana yemek olarak da. Denemenizi tavsiye ederim.
Evliliğimin ilk yıllarında çok daha pratik olan konserve garnitür kullanırdım. Şimdi ise garnitürü kendim yapıyorum çok daha lezzetli oluyor. Gelelim tarifimize.
Malzemeler:
1 tavuğun göğsü
1 su bardağı kadar bezelye
1 tane patates
2 tane havuç
yeterince tuz
Beşamel sosu için
3 su bardağı süt
2 yemek kaşığı un
1 tatlı kaşığı tuz
üzerine 1 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
Hazırlanışı:
Tavuk haşlanırken. Bezelyeyi de haşlıyoruz. Havuç ve patatesleri de küp küp doğrayıp haşlıyoruz. Havuç ve bezelyenin pişme süreleri aynı beraber haşlanabilir. (Bezelyeyi buzluktan çıkardıktan sonra üzerine kaynar su döküyorum kokusunu alıyor). Haşlanan tavukları iri parçalara ayırıyoruz ve sebzelerle harmanlıyoruz. Daha sonra beşamel sosunu hazırlıyoruz. Sütle unu karıştırıp pişiriyoruz. Piştikten sonra tuzunu ilave ediyoruz ve tavuklu karışımın üstüne döküp iyice karıştırıyoruz. Bu karışımı borcama koyuyoruz ve üzerini kaşar rendesiyle kaplıyoruz. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında üzeri kızarıncaya kadar pişiriyoruz. Ellerimize sağlık.
Not: Daha önce de belirtmiştim. Beşamel sos 2 kaşık kadar yağda un kavrularak ve sonra da sütü ilave edilerek yapılır. Ben biraz yağı azaltmak amacıyla böyle yapıyorum.
Haşladığımız tavuğun suyunu da çorba da değerlendirmeyi unutmayalım.
16 Ağustos 2012 Perşembe
Limonlu Kedidilli Tatlı (Oya'nın Tatlısı)
Çok uzun bir aradan sonra tekrar merhaba. Çok güzel ve uzun bir tatilden sonra yine evimdeyim. Tatil biraz kapsamlı olunca oldukça yorgun bir şekilde eve döndük. Uzun bir dinlenme döneminden sonra mübarek ramazan ayı da bitmeden bir tarif paylaşmak istedim. Aslında bu tatlıyı ramazanın başında yapmıştım ve eklemek için bir taslak oluşturmuştum. Fakat aldığım çok üzücü bir haber sonrasında kendime gelmem tam iki hafta sürdü. Rahmetli babam kadar sevdiğim Yalçın amcam da hakkın rahmetine kavuştu. Mekanı cennet olur inşallah. Hayat devam ediyor...
Dün akşam gelen misafirlerime de bu tatlıdan yapınca artık paylaşmamın vakti geldi. Dedim ya çok kapsamlı ve güzel bir tatil geçirdik diye tatilde çok güzel insanlarla da tanıştım. Ailesiyle birlikte İtalya'da yaşayan sevgili Oya, eşi Gürcan, kızları Elif ve Hülya tatlı dil, güler yüz ve Kayseri mutfağının birbirinden güzel yemekleriyle bizi akşam yemeğinde ağırladılar. Tatlı olarak da bize bu sıcak günlerin serinletici tatlısını ikram ettiler. Her şey çok güzeldi. Misafirperverlikleri sayesinde çok güzel bir akşam geçirdik. Her şey için özellikle de tarif için çok teşekkür ederim.
Gelelim tarifimize ilk denememde beyaz unum az olduğundan tam buğday unu da ekledim. Resimde görüldüğü gibi biraz krem rengi oldu. Ama lezzet çok iyiydi. Tarifte ufak değişiklikler yaptığımı da itiraf ediyorum. Mesela muhallebisini yumurtalı yaptım, limonunu azalttım. Olmasa da olurdu tabi ama ben denemek istedim. Çok da güzel oldu. Limon serinliğini yaşamak istiyorsanız mutlaka deneyin derim.
Malzemeler:
1 lt süt
1 su bardağı un
1 su bardağı toz şeker
1 paket vanilya
3 limonun kabuğu ve suyu (ben 2 limon kullandım)
1 yumurta (orjinal tarifte yok)
1 paket kedi dili
Kedi dillerini ıslatmak için yeterince süt
Hazırlanışı:
Önce süt, un, şeker ve yumurtayı bir tencereye alıyoruz. İyice karıştırdıktan sonra altını yakıyoruz ve muhallebimizi pişiriyoruz. Birkaç taşım kaynayan muhallebimizin altını kapattıktan sonra vanilya, limon kabuğu rendesi ve limon suyunu ilave edip mikserle 5 dakika kadar çırpıyoruz. Diğer tarafta sütle ıslattığımız kedi dillerini kare borcama diziyoruz. Üzerine muhallebimizin yarısını döküyoruz. Üstüne bir sıra daha kedi dili diziyoruz. Kalan muhallebiyi de üstüne döküyoruz ve üstünü düzeltiyoruz. Ilıdıktan sonra buzdolabında soğutuyoruz. Tatlımız yenmeye hazır. Ellerimize sağlık.
14 Haziran 2012 Perşembe
Sütlaç
Bu aralar hiçbir şey içimden gelmiyor. Çok sevdiğim mutfağıma bile zorunluluktan girer oldum. Blogumu ihmal ettiğimin farkındayım. Üzülüyorum ama içimden gelmeyince olmuyor. Hayatımda meydana gelen değişiklikler benim gibi sevdiği şeylere, yerlere ve kişilere çabuk bağlanan biri için çok sarsıcı oluyor. Kendimi çok hazırladım ama içimde yinede çok küçük de olsa bir umut vardı. O küçük umut beni çok ... Kazım Koyuncudan " işte gidiyorum" dinleyerek teselli oluyorum. Neyse bu kadar karamsarlık yeter dimi gelelim tarifimize.
Sütlaç herkesin çok severek yediği bir tatlıdır. Bizim evde de çok sevilir özellikle eşim fırın sütlacı sever. Ben de annemin tel şehriyeli sütlacını çok seviyorum. Çok daha hafif oluyor.
Malzemeler:
1 lt. süt
4 yemek kaşığı yıkanmış pirinç
1/2 su bardağından biraz fazla şeker (damak tadınıza göre azaltabilirsiniz)
1 çubuk tarçın (tatlı yapıyor o yüzden şekerini biraz az koyup tadına baktıktan sonra arttırın)
Hazırlanışı:
Sütümüzü şeker ve tarçın çubuğuyla birlikte kaynatıyoruz. Kaynayınca pirinçlerimizi ilave ediyoruz ve kısık ateşte kıvama gelinceye kadar yaklaşık 1 saat pişiriyoruz.
Eğer acelemiz varsa sütümüz kaynarken pirinçleri 1 bardak suyla başka bir yerde yumuşayıncaya kadar pişirebilir. Kaynayan süte ilave edip azıcık bir suyla açtığımız 1 kaşık unla sütlacımızın kıvamını koyulaştırabiliriz. Ellerimize sağlık.
1 Haziran 2012 Cuma
Çilek Reçeli
Daha önce de bahsetmiştim. Bizim evde olmazsa olmaz kahvaltılık çilek reçeli. Oğlum çok seviyor. Reçelim çilek mevsimi gelmeden bitince doğrusu ne yapacağımı bilemedim. Bir süre balla idare ettim ama sonra az da olsa yaptım. Az dediğimde 3 kilo. Bu tarifi neden bugün yazıyorum. Çünkü bu 3 kilo reçelin son bir kasesi kaldı ve benim acilen reçel yapmam lazım. Benim gibi bu günlerde reçel yapmayı düşünenler vardır belki diye ben de bir anne reçeli tarifi yazayım dedim.
Malzemeler:
1 kilo çilek
1 kilo şeker
yarım limon suyu
Hazırlanışı:
Çilekler iyice yıkayalım. Saplarını ayıklayıp bir kere daha sudan geçirelim. Derince bir tencereye koyalım. Üstüne şekerimizi ilave edelim ve buzdolabında akşamdan sabaha kadar bekletelim. İsterseniz daha uzun da bekletebilirsiniz. Daha sonra tenceremizi ocağa alalım ve hızlı ateşte reçelimizi pişirmeye başlayalım. Hızlı ateşte olursa reçelin rengi kararmaz. Reçel yaparken başka hiç birşeyle ilgilenmemek gerekiyor özellikle hızlı ateşte çabuk taşabilir. Kaynamaya başlayan reçeli ara ara karıştırıp pişiriyoruz. Kabaran reçeli hemen kenara alıp bir iki dakika kenarda bekletip tekrar ateşe alıyoruz. Bu şekilde bir kaç taşım kaynattıktan sonra. Kıvamına bakıyoruz. Bunu için porselen bir tabağa damlattığımız reçelin akışına bakıyoruz. İstediğiniz kıvama gelmişse reçelimize limon suyumuzu ilave ediyoruz ve 1-2 taşım daha kaynatıp altını kapatıyoruz. Bu arada pişirirken üzerinde oluşan köpükleri almayı da unutmuyoruz. Altını kapattığımız reçelimizi kesinlikle kupkuru olan kavanozlara boşaltıyoruz ve ağzını sıkıca kapatıp sırası gelince yemek üzere yerine kaldırıyoruz. Ellerimize sağlık
29 Mayıs 2012 Salı
Zeytinyağlı Semizotu
Az önce semizotunu ayıkladım yıkadım süzülünceye kadar kıyma da çözülür gideyim bloguma tarif yazayım dedim. Resimlerini de piştikten sonra eklerim diye düşünürken baktım geçenlerde yaptığım zeytinyağlı semizotunun resmi var elimde bari bunu ekleyeyim dimi. Semizotunun her şeyini severek tüketiyoruz. Eşim de ben de ekşimsi tadını seviyoruz. Çocuklar pek hoşlanmıyor ama bulgur o ekşi tadı alıyor. Çocuklar yiyecekse pirinç veya bulgur ilave etmenizi öneririm.
Malzemeler:
1 demet semizotu
1 tane iri soğan
2 diş sarmısak
2 yemek kaşıvı sıvı yağ
1 tatlı kaşığı kadar domates salçası
2 yemek kaşığı kadar bulgur
1/2 su bardağı su
yeterince tuz
Hazırlanışı:
Semizotunu ayıkladıktan sonra bol suyun içinde birkaç kere yıkıyoruz. Ben suyun içinde biraz bekletiyorum. Semizotu da ıspanak gibi çok topraklı olabiliyor. İyice yıkamak çok önemli. Süzüldükten sonra yaklaşık 2-3 cm boyunda olacak şekilde doğruyoruz. Diğer tarafta tenceremizde ince ince doğradığımız soğan ve sarmısağımızı yağda kavuruyoruz. Kavrulan soğanlara azcık salçamızı ilave edip bir iki çeviriyoruz ve üstüne semizotumuzu ilave ediyoruz. İyice karıştırdıktan sonra yıkadığımız bulgurumuzu ilave ediyoruz ve kaynamasını bekliyoruz. Semizotu çok su bırakan bir sebzedir. Kısık ateşte pişiriyorsanız hiç su ilave etmeye gerek yok. Hızlı ateşte biraz ilave etmek gerekebilir. Kaynadıktan sonra tuzunu da ilave ediyoruz ve karıştırıp pişmeye bırakıyoruz. Çabuk pişer piştiğini saplarının yumuşamasından anlarız. Ellerimize sağlık.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

