26 Eylül 2012 Çarşamba

Kaşarlı Ekmek




Bilmiyorum sizin için de öyle mi. Ama benim için kahvaltı çok önemli. Çok severim ailem veya dostlarımla yaptığım kahvaltıyı ve ona eşlik eden uzun uzun sohbetleri. Bazen değişik tadlar hoşuma gitsede kahvaltıda asla vazgeçemediğim lezzet beyaz peynir ve domates ikilisi, tabii bir de zeytin ve salatalık. Yanında da çay. Bir de sevdiklerim oldumu değmeyin keyfime. Maalesef okullar açıldığından beri kahvaltımı yalnız yapıyorum. Benim için çok sıkıcı bir durum. Bu yüzden hafta sonunu iple çekiyorum. Neyse gelelim tarifimize. Aslında bu bir tarif bile sayılmaz ama ben yine de yazmak istedim. Bayat ekmekleri değerlendirmek adına değişik bir lezzet.
Gerekli olan şeyler bayat ekmek dilimleri, ketçap ve eski kaşar. Ekmeğimizin üstüne ketçap sürüp kaşar dilimlerini koyuyoruz ve kaşarlar eriyip üstü kızarıncaya kadar fırında pişiriyoruz. Yaklaşık 170 derecede çok kısa bir sürede ekmeğimiz hazır oluyor. Ama isterseniz tost makinesine de koyabilirsiniz. Yalnız makineyi tam kapatmıyoruz üst kapak ekmeklere değmeyecek ki yapışmasın. Ekmekler kuruyunca afiyetle yiyebiliriz. Ellerimize sağlık.

22 Eylül 2012 Cumartesi

Biftek ve Zeytinyağlı, kimyonlu, sarmısaklı çıtır ekmek


Bu yemeği annem çok güzel yapar. Yıllardır annemden yediğim bu müthiş lezzeti nihayet bu ramazanda öğrendim. Canım annem o kadar güzel yapıyor ki onun gibi yapmam mümkün değil biliyorum ama yine de fena olmuyor galiba. Çünkü şu ana kadar tadan herkes çok beğendi. Ayrıca çok da zor bir tarif değil. Düdüklü tencerede pişirilmesi de cabası. Daha kolay anlaşılması için bol bol resim koydum. Gelelim tarifimize
Biftek için
Malzemeler 4 kişilik
4 dilim dana biftek
2 yemek kaşığı sıvı yağ
2 tane orta boy soğan (yarım ay şeklinde doğranmış)
3-4 tane havuç (halka halka doğranmış)
2-3 tane patates (iri doğranmış)
yeterince tuz, nane ve kekik
1/2 su bardağı su (tencerenin su çekip çekmemesine göre arttırılabilir)
Hazırlanışı:
Önce düdüklü tenceremizde yağımızı kızdırıyoruz ve etlerimizi arkalı önlü biraz (yarı pişmiş olacak) kızartıyoruz. Tenceremizin altını kapattıktan sonra bir sıra et diziyoruz ve üstüne tuz, nane ve kekik serpiyoruz. Etlerin üstüne önce soğanlarımızı sonra da havuçlarımızı diziyoruz. Ve en üste de patateslerimizi dizip tuzunu ilave ediyoruz. Suyumuzu da koyduktan sonra tenceremizi kapatıyoruz ve düdüğü çıktıktan sonra kısık ateşte 20 dakika pişiriyoruz. Ellerimize sağlık
Not: Eğer daha fazla yapacaksak et, baharat, soğan ve havucu eşit parçalara ayırıp sıralamayı bozmadan dizip patatesleri yine en üste koyup pişirebiliriz. 
Servis yaparken de önce patatesleri çıkarıp sonra etleri dikkatli bir şekilde çıkarmalıyız.
Ayrıca unutmamalıyız ki her düdüklü tencerenin pişirme süresi farklıdır.

Zeytinyağlı, kimyonlu, sarmısaklı çıtır ekmek için
Malzemeler:
1 dilim ekmek
1 yemek kaşığı zeytinyağı
1 çay kaşığı kimyon
1 diş sarmısak
Hazırlanışı:
İncecik doğradığımız sarmısağı zeytinyağı ve kimyonla güzelce karıştırıp ekmeğin üzerine sürüyoruz. İster benim önceden yaptığım gibi fırında ve ya bu sefer yaptığım gibi tost makinesinde kızartıyoruz.
Bu tamamen benim uydurduğum bir tarif. Daha önce beyaz ekmeği kızartıyordum. Bu sefer tam buğday ekmeğini kızarttım. Çok da lezzetli oldu. Denemenizi tavsiye ederim etlerin yanına çok yakışıyor.











18 Eylül 2012 Salı

Kabak Sandal Sefası


Dün okullar açıldı. Annemin tabiriyle askerlik başladı. Herkes için hayırlı bir eğitim öğretim yılı olur inşallah. Benim oğlum da anaokullu oldu. Bana biraz zor geldi doğrusu. Fakat oğlumun öğretmenine ve okuluna çok çabuk alışması tesellim oldu. Her gün yeni bir şey öğrenerek gelmesi de cabası.
Gelelim tarifimize. Her sebzenin ayrı bir vitamini ve faydası olduğu bir gerçek. Kabak da onlardan biri. Ama nedense pek çok insan kabağı sevmez. Özellikle de çocuklar. Biz anneler de ne yaparız. Kabağın farklı tariflerini deneyerek çocuklarımızın damak zevkine ulaşmaya çalışırız. Bu tarif çocukların kalbini çalabilen bir lezzet ve yapılışı da oldukça kolay. Eğer sizin de çocuklarınız kabağı sevmiyorsa bu tarifi de deneyin lütfen. İnşallah kabağı sevmesini sağlayabiliriz.

Malzemeler:
3 tane kabak
2 lt su
100 gr kadar beyaz peynir
100 gr kadar lor peyniri
2 tane yumurta
bir tutam ince doğranmış dereotu
yeterince tuz
istenirse biraz pulbiber, nane
1/2 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
Hazırlanışı:
Kabaklarımızı ortadan ikiye bölerek 10 -15 dakika kadar (kabaklar orta kıvamda pişecek kadar) tuzlu suda haşlıyoruz. Haşlanan kabaklarımızı borcama çıkarıyoruz ve içlerini dikkatli bir şekilde çıkarıyoruz.
Çıkardığımız içleri ince ince doğruyoruz. İçine peynirlerimizi, yumurtamızı, dereotumuzu, tuz, nane ve pul biberimizi ilave edip iyice karıştırıyoruz ve bir kaşık yardımıyla kabaklarımızın içini bu karışımla dolduruyoruz. Üstüne de kaşar rendesi koyuyoruz ve önceden ısıtılmış 180 derece fırında üstü kızarıncaya kadar pişiriyoruz. Ellerimize sağlık.
Not: Ben içini biraz fazla hazırlamışım. Kalan malzemeyi domateslerin içine doldurdum. Ve oldukça lezzetli oldu. İç malzemesini kabaklarımızın büyüklüğüne göre azaltabiliriz.

4 Eylül 2012 Salı

Ekmek Pastası


Beni tanıyanlar bilirler Allah eksikliğini vermesin ama ben beyaz ekmeği hiç yemem lezzeti ve doyurucu olmaması hoşuma gitmiyor. Ama çiçek ekmeğe karşı da ayrı bir zaafım var belki aralarında lezzet farkı yoktur ama ben birini hiç tüketmezken diğerini görünce dayanamıyorum. İlginç...
Bu tarifi Facebook'ta bir öğrencim paylaşınca öğrenmiştim. Çok güzel bir görüntüsü var diye denemek istedim. Tadı da en az görüntüsü kadar güzel oldu. Aslında bunu ekmek niyetine değil de açma niyetine tüketmek daha doğru olur. Yapınca ne demek istediğim daha iyi anlaşılıyor.
İlk yaptığımda ramazandı sahurda sıcak sıcak yemek için gece 1:00'de mutfağa girdim. Her şeyi gayet güzel yaptım derken elime yanlış bir kalıp almam maceranın başlamasına sebep oldu. Kalıbım hem büyük geldi hem de kenarından akıttı. Akan yağ fırının içinde yanınca mutfağı duman sardı ve evdeki alarm sistemi devreye girdi. Bir yandan buna çözüm bulmaya çalışırken diğer yandan site güvenliği alarmın sebebini bir sıkıntı olup olmadığını soruyor. İki ayağım bir pabuçta ne yapacağımı şaşırdım. İmdadıma eşim yetişti sağ olsun. Neyse ertesi gün misafirim geleceği halde 2 saate yakın fırın temizlemem bana çok iyi bir ders oldu. Gelelim tarifimize.

Malzemeler:
4 su bardağı un
4 yemek kaşığı şeker
1/2 su bardağı süt
1/2 su bardağı eritilmiş tereyağı
3 yumurta
1 yemek kaşığı tuz
1 paket kuru maya
ayrıca hamuru batırmak için tereyağı
Hazırlanışı:
Ben gece geç bir saatte yaptığım için aşama aşama resmini çekemedim ama tarifi aldığım yerde çok güzel resmedilmişti. Ayrıntılı resim ordan alıntıdır.
Bütün malzemeleri karıştırıp güzel bir hamur yoğuruyoruz. Ve hamurumuzu 30 dakika mayalanması için bekletiyoruz. Daha sonra hamurumuzu 12 eşit büyüklükte bezeye ayırıyoruz. Ve hepsini çay tabağından biraz büyük olacak şekilde açıyoruz. Açtığımız hamurları kasenin içindeki eritilmiş tereyağına batırıp yarı yarıya üst üste gelecek şekilde yuvarlak kalıbımıza diziyoruz. Görüntü çiçek şeklinde olacak. 30 dakika kadar da bu şekilde mayalanmasını belkiyoruz. Ve önceden ısıtılmış fırında 200 derecede kızarıncaya kadar pişiriyoruz. Ellerimize sağlık.
Not: Kalıbım 28 cm olduğundan biraz büyük geldi. 26 veya 24 cm lik kalıpla denerseniz daha şık bir görüntü olacaktır. Bir de bana tuzu biraz fazla geldi. Biraz tuzu azaltılabilir.


30 Ağustos 2012 Perşembe

Kıymalı Lazanya


Sevgili Garfield lazanyayı neden bu kadar çok sevdiğini ancak yedikten sonra anladım ve sana hak verdim. Gerçekten leziz oluyor.
Benim gibi "Garfield" severler bilirler Garfield tembelliği ve lazanyasıyla meşhurdur. Ben de markette her gördüğümde bildiğin makarna der ve yapmaya da üşendiğim için almaktan vazgeçerdim. Ama bu fikrim İtalya'da değişti. Sevgili görümcem Tülay'la beraber yaptığımız lazanya ikimizin de ilk denemesiydi. Biraz acemi işi omuştu ama ikimiz de tadını çok beğenmiştik. Daha sonraki denemelerim daha da başarılı olunca sizlerle paylaşmak istedim. Evet aslında gerçekten de bildiğin makarna ama çok lezzetli. Ana yemek olarak yenilebileceği gibi çayın yanında da çok rahat ikram edilebilir. Diğer tariflerden tek farkı lazanyaların haşlanmadan kullanılması ki bu da bana göre işi biraz daha pratikleştiriyor. Gelelim tarifimize.
Malzemeler:
1 kutu düz lazanya (500gr)
içi için
3-4 kaşık sıvı yağ
3 tane iri soğan
2-3 diş sarımsak
500 gr kıyma
azcık karabiber(isteğe bağlı)
yeterince tuz
beşamel sosu için
5 su bardağı süt
3 yemek kaşığı un
1 tatlı kaşığı tuz
aralara ve üstüne dökmek için
2-3 su bardağı kaşar peyniri rendesi
Hazırlanışı:
Önce içimizi ve beşamel sosumuzu hazırlıyoruz. İçi için soğanlarımızı ve sarımsaklarımızı incecik doğruyoruz ve sıvı yağla birlikte tavamıza koyup kavuruyoruz. Daha sonra kıymamızı tuz ve karabiberimizi ilave edip kıymalar pişinceye kadar kavuruyoruz. Diğer tarafta beşamel sosumuzu hazırlıyoruz. Sosu bol kullanmak ve her tarafına iyice yaymak gerekiyor. Sosumuzun kıvamı oldukça akışkan olmalı ki işimizi kolaylaştırsın. Sütümüzle unumuzu kaynayıncaya kadar sürekli karıştırıyoruz. Kaynayınca altını kapatıp tuzumuzu ilave ediyoruz. Şimdi lazanyamızı yapmaya hazırız.
Dikdörtgen bir borcamın altına yağlı kağıt seriyoruz üstüne her yeri kaplayacak şekilde bir sıra lazanya diziyoruz (her yeri kapatabilmek için gerektiğinde lazanyayı kırarak kullanabiliriz) lazanyanın üstüne sosumuzdan her yerini kapatacak şekilde yayıyoruz üstüne iç harcımızdan her tarafa eşit olacak şekilde yayıyoruz onun üstüne de kaşar peyniri rendesi döküyoruz. (İlk denemizde mozarella kullanmıştık. Çok güzel olmuştu. Elinizde olan eriyen peynirlerden herhangi birini de kullanabilirsiniz)Bu işlemleri sırasıyla malzemelerimiz bitinceye kadar yapıyoruz. ( En üstte lazanyadan sonra sos ve peynir rendesi olacak. Malzemeleri en başta eşit bir şekilde ayarlamak işimizi kolaylaştırır.) Tepsimizin üstünü alüminyum folyo ile kapatıp önceden ısıtılmış 190 derece fırında yaklaşık 40-45 dakika pişiriyoruz. İlk yarım saatten sonra folyoyu açıyoruz ki kaşarlarımız kızarsın. Fırından çıkarmadan önce lazanyaların pişip pişmediğini çatalla kontrol etmeyi unutmayalım. Ellerimize sağlık.
Not: Bu tarif yaklaşık 10 kişilik oluyor. Yarı yarıya azaltarak da yapabilirsiniz. İçini farklı şekillerde de hazırlayabilirsiniz. Ben üçüncü denememde mantar ilave etmiştim. Çok da lezzetli olmuştu.

27 Ağustos 2012 Pazartesi

Beşamelli Tavuk




Çok pratik bir yemek olduğunu düşündüğüm bu tarifimi uzun zamandır yapmıyordum. Geçen bir dost meclisinde sevgili Hilal'in hatırlatmasıyla yapıp paylaşmaya karar verdim. Ben çayların yanına da yapıyorum ana yemek olarak da. Denemenizi tavsiye ederim.
Evliliğimin ilk yıllarında çok daha pratik olan konserve garnitür kullanırdım. Şimdi ise garnitürü kendim yapıyorum çok daha lezzetli oluyor. Gelelim tarifimize.

Malzemeler:
1 tavuğun göğsü
1 su bardağı kadar bezelye
1 tane patates
2 tane havuç
yeterince tuz
Beşamel sosu için
3 su bardağı süt
2 yemek kaşığı un
1 tatlı kaşığı tuz
üzerine 1 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri

Hazırlanışı:
Tavuk haşlanırken. Bezelyeyi de haşlıyoruz. Havuç ve patatesleri de küp küp doğrayıp haşlıyoruz. Havuç ve bezelyenin pişme süreleri aynı beraber haşlanabilir. (Bezelyeyi buzluktan çıkardıktan sonra üzerine kaynar su döküyorum kokusunu alıyor). Haşlanan tavukları iri parçalara ayırıyoruz ve sebzelerle harmanlıyoruz. Daha sonra beşamel sosunu hazırlıyoruz. Sütle unu karıştırıp pişiriyoruz. Piştikten sonra tuzunu ilave ediyoruz ve tavuklu karışımın üstüne döküp iyice karıştırıyoruz. Bu karışımı borcama koyuyoruz ve üzerini kaşar rendesiyle kaplıyoruz. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında üzeri kızarıncaya kadar pişiriyoruz. Ellerimize sağlık.
Not: Daha önce de belirtmiştim. Beşamel sos 2 kaşık kadar yağda un kavrularak ve sonra da sütü ilave edilerek yapılır. Ben biraz yağı azaltmak amacıyla böyle yapıyorum.
Haşladığımız tavuğun suyunu da çorba da değerlendirmeyi unutmayalım.

16 Ağustos 2012 Perşembe

Limonlu Kedidilli Tatlı (Oya'nın Tatlısı)


Çok uzun bir aradan sonra tekrar merhaba. Çok güzel ve uzun bir tatilden sonra yine evimdeyim. Tatil biraz kapsamlı olunca oldukça yorgun bir şekilde eve döndük. Uzun bir dinlenme döneminden sonra mübarek ramazan ayı da bitmeden bir tarif paylaşmak istedim. Aslında bu tatlıyı ramazanın başında yapmıştım ve eklemek için bir taslak oluşturmuştum. Fakat aldığım çok üzücü bir haber sonrasında kendime gelmem tam iki hafta sürdü. Rahmetli babam kadar sevdiğim Yalçın amcam da hakkın rahmetine kavuştu. Mekanı cennet olur inşallah. Hayat devam ediyor...
Dün akşam gelen misafirlerime de bu tatlıdan yapınca artık paylaşmamın vakti geldi. Dedim ya çok kapsamlı ve güzel bir tatil geçirdik diye tatilde çok güzel insanlarla da tanıştım. Ailesiyle birlikte İtalya'da yaşayan sevgili Oya, eşi Gürcan, kızları Elif ve Hülya tatlı dil, güler yüz ve Kayseri mutfağının birbirinden güzel yemekleriyle bizi akşam yemeğinde ağırladılar. Tatlı olarak da bize bu sıcak günlerin serinletici tatlısını ikram ettiler. Her şey çok güzeldi. Misafirperverlikleri sayesinde çok güzel bir akşam geçirdik. Her şey için özellikle de tarif için çok teşekkür ederim.
Gelelim tarifimize ilk denememde beyaz unum az olduğundan tam buğday unu da ekledim. Resimde görüldüğü gibi biraz krem rengi oldu. Ama lezzet çok iyiydi. Tarifte ufak değişiklikler yaptığımı da itiraf ediyorum. Mesela muhallebisini yumurtalı yaptım, limonunu azalttım. Olmasa da olurdu tabi ama ben denemek istedim. Çok da güzel oldu. Limon serinliğini yaşamak istiyorsanız mutlaka deneyin derim.
Malzemeler:
1 lt süt
1 su bardağı un
1 su bardağı toz şeker
1 paket vanilya
3 limonun kabuğu ve suyu (ben 2 limon kullandım)
1 yumurta (orjinal tarifte yok)
1 paket kedi dili
Kedi dillerini ıslatmak için yeterince süt
Hazırlanışı:
Önce süt, un, şeker ve yumurtayı bir tencereye alıyoruz. İyice karıştırdıktan sonra altını yakıyoruz ve muhallebimizi pişiriyoruz. Birkaç taşım kaynayan muhallebimizin altını kapattıktan sonra vanilya, limon kabuğu rendesi ve limon suyunu ilave edip mikserle 5 dakika kadar çırpıyoruz. Diğer tarafta sütle ıslattığımız kedi dillerini kare borcama diziyoruz. Üzerine muhallebimizin yarısını döküyoruz. Üstüne bir sıra daha kedi dili diziyoruz. Kalan muhallebiyi de üstüne döküyoruz ve üstünü düzeltiyoruz. Ilıdıktan sonra buzdolabında soğutuyoruz. Tatlımız yenmeye hazır. Ellerimize sağlık.